Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Linkedin button

Her insan kendisinin dahi farkında olmadığı bir düşünce kapasitesine sahiptir. Kişi, düşüncede derinleştikçe düşünme kapasitesi gelişir ve bu herkes için mümkündür. Burada önemli olan, insanın DÜŞÜNMESİ gerektiğini FARK etmesidir...

Ekleyen: admin Tarih: 16 Mart 2015 0 Yorum
Allah katındaki yerimiz

“Allah seni kendi yolunda ne kadar kullanıyorsa değerin o kadardır.” Önce iki tane Kur’anî terimle, kelimeyle başlamak isterim. Birisi, “ıslah”, öbürü “fesad”… Birbirinin zıddı. Bir de fesad kelimesinin Kur’an’daki bir başka zıddı: “mizân” kelimesini ekleyelim. Aradaki farkı söyleyeyim: Eğer bu mizan yani denge -terazi değil- kainatla ilgili ise, buna “denge” diyeceğiz ve bunun zıddı “çevre bozukluğu” anlamında “fesad” olacaktır. Ama sosyal olaylarla ilgili olursa bu denge, yani ıslah’ın zıddı fesad. Demek ki bunun zıddı mizan değil, bunun zıddı ıslahtır. Kur’an-ı Kerim’e tekrar baktığımız zaman bu görevler kimlere verilmiş diye. Biraz sonra hadis-i şeriflerle de anlatacağım üzere ıslah görevi samimi mü’minlere  [ Read More ]

Ekleyen: admin Tarih: 19 Aralık 2014 0 Yorum
turkiye-suriye-irak-iran

HAKKI SÖYLEMEK VAZİFEMİZDİR* Şiî mezhebinin kolları vardır, çeşitleri vardır. Bunların insaflıları vardır, aşırıları vardır. Aşırılarına Gulât-ı Şia denir, “Şia’nın taşkınlık yapanları, aşırı gidenleri” mânasına geliyor. Onların içinden bazıları Şeyhayn’a küfrediyor. Şeyhayn; Ebû Bekir ve Ömer efendilerimiz -radıyallahu anhümâ- demektir. Onları kabul etmiyorlar, onlara ağır sözler söylüyorlar. Tabi sahabeye ağır söz söylemek yoktur. Hz. Âişe validemiz ile Hz. Ali Efendimiz arasında problem olmuş olabilir. Bizim onların ihtilaflarına girmemiz doğru olmaz. Mesela annemiz ve babamız kavga etse araya girip, birisini tutup öbürünü dövecek miyiz? Bazı şeylerde doğru olmaz. Kötü söz söylemek Peygamber Efendimiz’in hadîs-i şerîfine aykırı. “Asla kötü söz söylemeyin.” buyurduğu için  [ Read More ]

Ekleyen: admin Tarih: 30 Eylül 2014 0 Yorum
IMG-20140928-WA0007

“Belli bölgelerde oynatılan tiyatrolar büyük bir algı operasyonuyla hem gayrimüslimlere hem de televizyonları başındaki milyonlarca müslümana yutturulmaya çalışılıyor. Fakat aynı medya, adeta arı kovanı gibi milyonlarca Müslüman’ın aynı anda bulunduğu bir ortamı ve bu ortamda -üstelik oldukça zorlu şartlara rağmen- ciddi bir tatsızlık yaşanmamasını bilakis her mezhep ve görüşten Müslümanlar arasında cereyan eden sevgi, kardeşlik, muhabbet, merhamet ve sağduyuyu ne hikmetse hiç gündemine almıyor, görmüyor, göstermiyor…” *** Zamanın durduğu, mekanın dolup taştığı bir an… Eller ona dokunuyor, gönüller O’na (cc.) yöneliyor. Milyonlarca beden adeta tek bir vücut haline geliyor, kendini değiştirmek ve iyi bir insana dönüşmek için dönüyor da dönüyor… Tüm kötülüklerden  [ Read More ]

Ekleyen: admin Tarih: 22 Eylül 2014 0 Yorum
endonezyalı çocuklar

Müslümanlar neden birlik ve beraberlik bağları kuramıyor?” diye hayıflanmadan önce belki de ilk cevaplamamız gereken soru “Müslüman ülkeleri ne kadar tanıyor ve onlarla ne kadar ilgileniyoruz?” sorusudur…  Dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi ve aynı zamanda nüfus yoğunluğu bakımından en büyük dördüncü ülkesi yaklaşık 250 milyonluk nüfusuyla Endonezya’dır. Güneydoğu Asya’da yer alan ve yaklaşık 17 bin adadan oluşan ülkede fakirlik oldukça yaygındır. Gerek sömürge döneminde, gerekse bağımsızlık sonrasında yürütülen yoğun faaliyetlerle Endonezya halkı İslamî kimliğinden, maddi ve manevi değerlerinden uzaklaştırılmaya çalışılmaktadır. Buna rağmen İslam’ı gereği gibi yaşamaya çalışanların sayısı da az değildir. Özellikle son yıllarda dinî hayata dair bilinçlenme hız kazanmış, halkı yeniden İslamî  [ Read More ]

Ekleyen: admin Tarih: 3 Haziran 2014 1 Yorum
utanmak

“Düğün resimleri, nişan resimleri, piknik resimleri avaz avaz “Bakın biz ne kadar da mutluyuz!” diye bağırıyorlar. Ve kendilerini beğenecekleri bekliyorlar. Onay bekleyen ve onay bekleyerek varoluşunu gerçekleştirme çabası sergileyen zavallı insanlara gönüllü olarak dönüşmekteyiz…” UTANMAYI UNUTTUK İlk defa itiraf ediyorum. Çocukluğumun geçtiği evde mutfağımızın arka penceresi arkada oturan komşumuza bakardı. Bir yaz, komşumuz evini üç aylığına İstanbul’dan gelen akrabalarına bırakıp gitti. Ben o zaman İstanbul’u çocuk aklımla o kadar büyük görüyordum ki İstanbul’dan gelmek benim için uzaydan gelmek gibi bir şeydi…  Meraklıydım ve çaktırmadan yeni gelen komşularımızı ara sıra tülün arkasından seyrediyordum… O zamanlar çocuk kalbimde iyi bir şey olmadığını  [ Read More ]

Ekleyen: admin Tarih: 5 Mayıs 2014 0 Yorum
ev ve sofra adabı

Yaşlı kadın, usulca odasından çıktı. Salondan torunu ile gelinin sesleri geliyordu: “-Oğlum, sofra hazır, çorbanı koydum; haydi gel de soğutmadan ye!..” Salonun en kuytu yerine geçti, yerde kendine ait köyden getirdiği minderin üzerine oturdu. Çocuk, babaannesini görünce: “-Babaanneciğim, gel beraber yiyelim!..” dedi. Yaşlı kadın mânidâr bir şekilde iç çektikten sonra: “-Evin erkeği gelmeden akşam sofrasına oturulmaz. Hele babanız gelsin, beraberce yeriz inşaâllah!” dedi. Evin gelini: “-Aman anneciğim, eskidenmiş onlar!.. Şimdi acıkan yemek sofrasına oturur, o da gelince yer.” dedi. Yaşlı kadın: “-Kızım, nasıl insanların bir edebi, hayâsı, iffeti varsa, evlerin de iffeti ve edebi vardır.” Torunu dayanamayarak alaycı bir tavırla  [ Read More ]

Ekleyen: admin Tarih: 1 Nisan 2014 0 Yorum
siyasiler-psikoloji-bozuyor

Birçok işyerinde veya farklı ortamlarda insanlar fikirlerini kabul ettirmek için tartışıyor. Ya da birçok aile çocuklarıyla tartışıyor. Tartışmak en kötü iletişim modeli. Empati kurmayı ve anlamayı öldürüyor. En vahimi de tartışan tarafların daha çok kendi fikirlerine bağlanmasını sağlıyor. Nasıl mı? BİR CEMAAT DOĞUYOR? 1954 yılında Dorothy Martin adlı bir cemaat lideri 21 Aralık’ta dünyanın sonunun geleceğini ilan ediyor. Büyük bir sel felaketi tüm insanlığı yok edecek ve sadece bir grup UFO’lar tarafından kurtarılacak. O da tabii ki cemaat mensupları. Radyoda ilanlar veriliyor. Reklamlar yapılıyor. Hatta bu sayede cemaate katılım da artıyor. Çoğu cemaat üyesi liderlerinin talimatıyla evlerini, arabalarını ve tüm  [ Read More ]

Ekleyen: admin Tarih: 27 Eylül 2013 0 Yorum
sorgula

Makbul ve Kolay Bir Kurban İçin Sorgulayıcı Olmak Kurban bayramı yaklaştı, Müslümanları bayrama yaklaşmanın sevinci ve coşkusu kaplamaya başladı. Müslümanlar kesecekleri kurban ile Allah’a yaklaşmaya ve rızasına erişmeye çalışırken, evlerine belki sene boyunca hiç et girmeyen Müslümanlar bu bayramda çifte bayram yaşayacaklar. Kardeşlikler pekişecek, mutluluklar artacak, gönüller huzurla kaplanacak. Kurban bayramı yaklaştıkça kurban ibadetini kolaylaştırarak büyük bir hizmet gerçekleştiren kurban organizasyonları da hizmetlerini sunmaya ve kendilerini tanıtmaya başladılar. Günümüzde kurbanın kesilmesi ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla çalışan birçok kuruluş mevcut. Sadece kurbanlığın kesilmesine destek olanlar olduğu gibi, alınması, beslenmesi, kesilmesi ve dağıtımı da dahil tüm süreçlerine destek olan kuruluşlar  [ Read More ]

Ekleyen: admin Tarih: 12 Eylül 2013 0 Yorum
orda-bir-ulke-var

“Müslümanlar neden birlik ve beraberlik bağları kuramıyor?” diye sürekli hayıflanmadan önce belki de ilk cevaplamamız gereken soru “Müslüman ülkeleri ne kadar tanıyor ve onlarla ne kadar ilgileniyoruz?” sorusudur… Geçtiğimiz yıllarda bu konuyla ilgili olarak sosyal medya üzerinden bir anket çalışması yapmıştık. Anket sorumuz “Dünyada en fazla Müslüman nüfusu barındıran ülke hangisidir?” şeklinde basit bir soruydu. Ankete katılan yaklaşık 1.000 kişinin yaklaşık yarısı doğru cevabı işaretledi ancak (anketi, binlerce takipçisi olan “dini içerikli” sayfalarda yaptığımızı ve Google’dan kopye çekenlerin de olabileceğini hesaba katarsak;) bilmeyenlerin ya da yanlış bilenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazlaydı…  Konuyla ilgilenenler için açıklayalım; dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi ve aynı zamanda  [ Read More ]

Ekleyen: admin Tarih: 27 Temmuz 2013 0 Yorum
mezhep-savasi

Mısır, Libya, Suriye, Irak ve elbette Türkiye’de, TÜM TARAFLARA YOL VE ROL VERİLDİĞİNİ görmeliyiz. Esas ve büyük planın, İslam Alemini birbirine kırdırarak, arkasından son darbeyi indirmek (ARMAGEDDON) olduğunu anlamalıyız. Çare elbette Sağduyulu İttifaklarda, sadece Sünni-Şii değil, topyekun Müslümanlar olarak birbirine yaklaşmak ve zarar vermemek ve Müslümana el kaldırmamakta. Bunun yanı sıra, gelgeç, günübirlik, saman alevli, hiçbir tesir ve sonucu olmayan, sadece gaz almaya yönelik protestoların da aynı şekilde planlandığını, sadra şifa olmadığını, hatta oluşan hengamede zalimi protesto edelim derken genelleme ve sloganlarla ayrılık ve savaşın derinleştirilmesine hizmet edildiğini de görmeliyiz. Sizdenmiş gibi görünerek kitleleri harekete geçirenlerin, bir süre sonra kitleleri  [ Read More ]