Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Linkedin button

Arsiv > Temmuz, 2009

Posted by Hatice Kubra Cakan On Temmuz - 29 - 2009 0 Comment

Şu günlerde hayatımıza girmiş olan 3G ile teknolojide bir adım daha ileri gideceğiz. Yeni uygulamayla cep telefonu üzerinden görüntülü konuşabilecek, internette çok daha hızlı sörf yapabileceğiz. —————————————————————————————————————————————— Tempo Dergisi  3G teknolojisi hakkında merak edilen en önemli 10 soruyu cevaplamış. İşte 10 soru’da 3G teknolojisi. 1. 3G NEDİR? 3G teknolojisi, ‘Third Generalion’ yani ‘Üçüncü Nesil’ anlamına geliyor. GPRS gibi, 3G de bir kablosuz iletişim hizmeti. Bu teknoloji sayesinde cep telefonu, cep bilgisayarı, tablet PC veya dizüstü bilgisayar üzerinden internete sürekli bir bağlantı kurulabiliyor. 3G teknolojisi, daha yüksek güvenilirlik ve kalite. daha hızlı veri iletimi ve daha fazla bant genişliği sunuyor. Bu  [ Read More ]

Posted by Hatice Kubra Cakan On Temmuz - 29 - 2009 1 Comment

Birkaç Soru ve Cevap: Geçen gün Amerika’ da meşhur olan bir psikoloğun kitabında,söyle bir şey okudum, diyor ki; “Hayatındaki en önemli kişi kimdir diye sorarsanız, ben kendimim derim, bunu söylerken bencil ve kibirli olduğumu da sanmıyorum, çünkü,karım ve çocuklarım için en önemli kişi benim” diyor. Benim hayatım, dilediğimi yaparım, benim düsüncelerim, söylerim… gibi. Bu batı toplumunda ben merkezli bir anlayış var, koskoca psikiyatrist yanılıyor değil ya desem, İslam’ın bir öğretisi var, ben demeyi, beni üstün görmeyi yasaklıyor, yani bir çekişme oluyor. Bilimle İslam arasında bir çatışma mı var? Bunu açıklayabilir misiniz? İnsan eğer bir şeye konsantre olamıyorsa,sebebi psikolojik midir? Çiçek  [ Read More ]

Posted by Hatice Kubra Cakan On Temmuz - 29 - 2009 0 Comment

Her yüzde bir başka ifade, her bakışta bir başka anlam. ifadeler, anlamlar neyin açıklaması; susmaların mı yoksa çığlıkların  mı?Kapalı kapılar ardındaki binlerce yüzler… Kafes mi bu kapılar ya da sığınılacak bir mekan mı huzur bulmak için tercih edilen? Neyi arama ve neyi bulma telaşıdır bu yüreklerdeki. “Yol yürümekle bitmez ama yolun sonunu bulanlar yürüyenlerdir” ifadesine mi mukabil olmak isteniyor bu gayretlerle!  yolun sonunda ne var, nasıl bir yolda, nasıl bir sona ulaşmak isteniyor? Peki hangi duygu kuvvetlendiriyordu bu heyecanları…  Evet, bu duygu AŞKTI! Aşk önce kalbe düşmüştü, gönlüne Yusuf’u düşüren Züleyha gibi. Aşkın tadı insanın içindeki ateşi alevlendirdi sonra aşk  [ Read More ]

Posted by Hatice Kubra Cakan On Temmuz - 29 - 2009 0 Comment

Her kalbin bir yol haritası olmalıydı. Zaten dervişlerin, iyi adamların, velilerin hep özlendiği bir dünyada zaman ancak haritadaki işaretleri doğru okuyanlar için anlamlıydı. Peki ya kalbinin yol haritalarından habersiz yaşayanlar? Sahi onlar bu köle bezi yalnızlığının içinde ne yapardı?

Posted by sea On Temmuz - 28 - 2009 0 Comment

1996 yılında Almanya’daki ağır i̇yon araştırma merkezi’nde Prof. Sigurd Hofmann öncülüğündeki füzyon deneyleri sırasında bulundu. Keşfedilen 112. element kopernikyum (copernicium) olarak adlandırıldı. cp olarak simgelenen kopernikyum bir kaç hafta önce periyodik cetvele girdi. kopernikyum ismi, Nicolaus Copernicus anısına verildi. Kopernik 19 şubat 1473 yılında Torun’da (Polonya) dünyaya geldi. gezegenlerin dünyanın etrafında döndükleri bulgusuna ulaşması, modern bilimin dönüm noktalarından birini oluşturdu. Bu bulgu, yerçekiminin keşfine,evrenin de hayal edilemeyecek kadar büyük olduğu bilgisine ulaşılmasını sağladı. Uluslararası temel ve uygulamalı kimya birliği ise bir süre önce bu keşfi resmen tanıdığını açıklamıştı. Kısa adı Iupac olan bu birlik, “bilim dünyasının bu isim üzerinde tartışması  [ Read More ]

Posted by F. Betul Kucukeskici On Temmuz - 28 - 2009 0 Comment

Nasıl kurtaracağız biz çocuklarımızı?
Kolay mı sanıyorsunuz çocuklarla baş etmeyi?
Medyanın gücü ve etkisiyle baş edilir mi?
Hep sorunları yazıyorsunuz ama çözümden bahsetmiyorsunuz!

Posted by F. Betul Kucukeskici On Temmuz - 26 - 2009 0 Comment

Bazen bilerek, bazen bilmeden yaptığımız şeyler ilişkilerimizi mahvediyor. Söz konusu ilişkiler karı-koca, üst-alt, anne-baba-çocuk yada arkadaşlar arasında olabiliyor. Bakalım aşağıdakilerden ne kadarını siz, ne kadarını çevrenizdekiler yapıyor?

Posted by tebessum On Temmuz - 24 - 2009 0 Comment

100 yıl önce Ayasofya Camii:Bizans İmparatoru I. Jüstinionus tarafından M.S. 532 – 537 yılları arasında İstanbul’un eski şehir merkezine inşa ettirilmiştir.1500 yıllık tarihi olan Ayasofya, sanat tarihi ve mimarlık dünyasının baş yapıtları arasında yer alır.   Günümüzde Ayasofya Camii:Başlangıçta bir kilise olarak inşa edilen ve Osmanlı döneminde camiiye çevrilen Ayasofya, günümüzde bir müze olarak hizmet vermektedir. 100 yıl önce Azaplar kapısı ve camii:Azaplar camii Savur Kapısı’na giden yol üstündedir. Yapım tarihi bilinmemekle birlikte, 16. yüzyıl kayıtlarında adı geçen Azaplar Ağası Mescidinin bu yapı olduğu sanılmaktadır. Bugün Azaplar kapısı ve camii:Unkapanı’nın arka tarafında yer alan Azaplar kapısı ve camii tarihe ışık  [ Read More ]

Posted by tebessum On Temmuz - 23 - 2009 0 Comment

Ne olduysa sokaklar oyunsuz, oyunlar çocuksuz kaldıktan sonra oldu” diyor bir yazar ve ekliyor: “Ama anne hava daha kararmadı ki, hadi saklambaça devam” sözü çok eskilerde kaldı. Çünkü çocuklar joystick, TV veya internet kablosuyla eve bağlandı. Sokağa çıkmayan, birlikte oynamayı unutan çocuklar var evlerimizde… Misket, yakartop, istop… Çocukların birçoğu artık bu oyunları bilmiyor, bilsede oynayamıyor. Çünkü sokağa eskisi kadar çıkılmıyor. İşte geçmişin eski sokaklarında kalan eski oyunlarımız…

Posted by tebessum On Temmuz - 23 - 2009 0 Comment