Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Linkedin button

Arsiv > Eylül, 2009

Posted by Semavi Ismailoglu On Eylül - 29 - 2009 2 Comments

“İman da gönüller de zamanla yıpranır; imanınızı lâ ilâhe illâllâh diye diye yenileyiniz.” Hadis-i Şerif İnanmak.  İmanı  tazelemek.  Herşeye yeniden ve sağlam olarak inanmak. İnancın doğrusunu bulmak ve onu kalbe indirmek. Kalbe inen imanı amellere ve hayata yansıtmak ve inandığımız gibi yaşamak. Bunların hepsi dünya hayatına ve ötesine ait önem taşıyan konulardır. ‘Yeniden’ ifadesi bazılarımıza yabancı ve garip gelebilir. Hakikaten insan fıtratı olarak alışmadığımız bir şeye alışmak veya alıştığımız bir şeyi bırakmak uzun zaman alır, alıyor. Bütün bunlar için önce ‘düşünmek, dilemek ve istemek’ gerekiyor. Sonra da bu düşünce, dilek ve istek doğrultusunda harekete geçerek istediğimiz şeyi sonuçlandırmak gerekiyor. İman  [ Read More ]

Posted by admin On Eylül - 26 - 2009 2 Comments

“Aşk odu evvel düşer ma’şûka andan âşıka Şem’i gör ki yanmadan yandırmadı pervâneyi” Fuzûlî Biri pervaneye şu sözleri söyledi: “Ey ufacık böcek, minicik kanatlı hayvan! Sen kendine lâyık bir dost tut. Öyle bir yola git, öyle bir yol tut ki, biraz olsun başarı umabilesin. Sen kim, mum kim? Sen neredesin, mum sevmek nerede? Semender değilsin. Ateşin etrafında dolaşma. İnsan önce kendini bilmeli, yiğitliğini denemeli, ondan sonra savaşa atılmalı. Yarasaya baksana! Güneşten saklanıp gizlendiği için gündüzleri ortalardagörünmüyor, geceleri meydana çıkıyor. Demir pençeli kimse ile savaşmak, câhillik, kendini bilmezliktir. Düşman olduğunu bildiğin birisini dost edinmek akıllıca bir hareket değildir. Ey pervane! Kimse  [ Read More ]

Posted by admin On Eylül - 22 - 2009 0 Comment

İnkarcılık, tarih boyunca evrenin ve canlıların ‘yaratılmamış’ olduklarını iddia eder ve bu iddiayı mantık temeline oturtabilmek için aradığı çözümü, 19. yüzyılda Darwin’in teorisi ile bulur. Bilimsel hiç bir kanıtı olmayan bu teori, bir Yaratıcı olmadığını, aksine doğanın rastlantısal, amaçsız ve bilinçsiz etkileşimleri ile ortaya çıktığını öne sürer. Canlılığı yaratan Allah’ı reddeder ve tüm canlıların birbirinden türediğini iddia eder. Evrim teorisinin karşısında ise Yaratılış gerçeği yer alır. Yüce Allah herşeyi “OL!” emriyle yoktan yaratmış ve düzenlemiş, canlılar da yine Allah’ın yaratmasıyla var olmuştur. Evrendeki ve canlılardaki büyük tasarımlar, hesap, denge ve düzen bu gerçeğin çok açık kanıtlarıdır. Materyalizm, maddenin yaratılmadığını ve  [ Read More ]

Posted by sea On Eylül - 14 - 2009 0 Comment

Gezegenler ve uyduları arasındaki çekim alanının dengelendiği noktaları izleyen uzay araçları ucuz ve hızlı ilerleyebilir. ABD’li astronomlar gezegen ve uydularının aralarındaki çekim alanlarının daha hızlı ve ucuz seyir sağlayacak koridorlar oluşturabileceğini belirledi. Uzay araçlarının bu koridorlarda yolculuğunu simüle eden ekip, kıvrımlı ve düşük anerjili bu patikaların haritasını çıkaracak. Başkayan proje çerçevesinde gezegen ve uyduları arasındaki çekim alanları tespit edilip enerji yoğunlukları ölçülmeye çalışılacak. Buna bağlı olarak bazı koridorlaraki çekim alanlarından faydalanarak uzay raçlarının daha hızlı ve az yakıt tüketerek seyretmesi sağlanabilecek. Bu koridorlar Lagrange noktası olarak bilinen ve iki cismin birbirine uyguladığı çekim kuvvetinin tam eşitlendiği noktaların birleşmesinden oluşuyor. Virginia  [ Read More ]

Posted by Hatice Kubra Cakan On Eylül - 9 - 2009 0 Comment

Afrikalı çocuklar yeni okul dönemine başladı. Somali’nin başkenti Mogadişu’daki bir medresedeki çocuklar, kömür ve su karıştırılarak hazırlanan mürekkeple yazılmış Kuran’dan ayetler okuyor. (Mohammed Sheikh Nor / AP)

Posted by Hatice Kubra Cakan On Eylül - 7 - 2009 1 Comment

Âlem öyle nurlu bir sarmal içinde ki, her an beş vaktin beşi de dünya içinde ayrı ayrı yerlerde yaşanabiliyor. O vakitlerin öyle güzel sırları var ki, bize kulluğumuzu ve ahireti hatırlatıyor. Namaz, Rabb’imizin “Celal”ine karşı kavlen ve fiilen “Sübhânallah” deyip takdis etmek, “Kemal”ine karşı, lâfzan ve amelen “Allahü Ekber” deyip tâzim etmek. “Cemal”ine karşı da kalben, lisanen ve bedenen “Elhamdülillâh” deyip şükretmektir. İbâdetin mânâsı da kulun Rabb’ine karşı kendi kusurunu, acz ve fakirliğini görüp her şeyi elinde tutan Yüce Rabb’imizin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir. Her namaz vaktinde ruhumuzda canlanan şey, tek ve sonsuz olanın O (cc) olduğudur, bakî,  [ Read More ]

Posted by admin On Eylül - 5 - 2009 1 Comment

Osmanlı adası’nın önce zihinlerimizdeki zincirlerinden kurtarılması gerek. Kabul edelim ki, bize sığmayan, fazla gelen, ateşteki tencere gibi kenarından taşan bir tarafı var bu adanın. Çapını 777 bin kilometrekare içerisinden algılamaya çalışmak, cüssesini Anadolu platosuna sıkıştırarak anlatmaya kalkmak, sırtına modern şablonlar giydirmek, efsanedeki zalim Prokrust gibi o görkemli tabloyu kırpıp fakir dolaplarımıza tıkmak anlamına gelir. Prokrust da, tıpkı bizim gibi, standart ebatlardaki yatağına, uzun gelenlerin bacaklarını kırarak, kısa gelenlerin de gövdelerini de uzatarak yatırmıyor muydu? O engin ve zengin coğrafyanın bir paftasında yaşıyoruz. Yunanistan’dan Cezayir’e, Yemen’den Moldova’ya, Mısır’dan Gürcistan’a kadar onlarca devlet ve millet onun harita parçaları üzerinde ikamet etmesine rağmen  [ Read More ]

Posted by Semavi Ismailoglu On Eylül - 3 - 2009 0 Comment

Diyanet’in Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Görmez kendisine Ramazan ayı ve yurt dışındaki Müslüman azınlıklar hakkında yönelttiğimiz sorulara çarpıcı yanıtlar verdi. Haiti’den Diyanet İşleri Başkanlığı’na gelen bir mektubu ilk defa bizimle paylaşan Görmez, Sarp Sınır Kapısı’nda yaşadığı acı bir olayı da aktardı. “EZANSIZ ALLAH’A GİTMEK İSTEMİYORUZ” – Hocam sizin beş yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı’nda dış ilişkilerden sorumlu olduğunuzu biliyoruz. Ramazan ayı İslam kardeşliğinin de yeniden canlandığı bir aydır. Bu vesileyle dünyadaki Müslüman azınlıkların durumu hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? – Globalleşen dünyada hemen hemen her ülkede artık bir Müslüman azınlıktan söz edilebilir. Her bir azınlığın oldukça ciddi  [ Read More ]

Posted by admin On Eylül - 3 - 2009 0 Comment

Uzmanlar, yetersiz uykunun çocuklarda okuma, yazma ve matematik problemlerini çözme becerilerini bozduğunu açıkladı. Özellikle anaokulu ve ilköğretim yaşındaki çocukların beyni henüz hızlı bir gelişim süreci içinde olduğundan yeterli uyku, fiziksel ve bilişsel gelişme büyük önem taşıyor. Amerikan Hastanesi Uyku Kliniği Bölüm Şefi Dr. Sabri Derman, beynin, verileri işlemek, belleğe kaydetmek, bilgileri birbirleriyle ilintilendirmek, sınıflandırmak, gerektiğinde kolay ve doğru hatırlamak, doğru çıkarsama yapmak için gerekli işlemlerin çoğunun uyku sırasında gerçekleştiğini söyledi. “Bunu çocuğa anlatmanın bir yolu, kafasının içindeki mükemmel işlemcinin ve sonsuz video kütüphanesinin verimli işlemesi, zenginleşmesi ve kusursuz çalışması için her gece bu hassas bakınım mutlaka doğru olarak yapılması gerektiğidir”  [ Read More ]

Posted by tebessum On Eylül - 3 - 2009 0 Comment

Video oyunlarına düşkün yetişkinlerin ağır depresyon riskiyle karşı karşıya kalabileceği bildirildi. İki Amerikan üniversitesinin uzmanlarınca 19-90 yaşları arasındaki 562 yetişkin arasında yürütülen araştırma, “Amerikan Önleyici Tıp Dergisi“nde yayımlandı. Yüzde 45,1’i video oynayan deneklerin davranışlarını inceleyen uzmanlara göre, video oyunu oynayan kadınlar, oynamayanlardan daha fazla depresyon belirtisi gösteriyor. Oynayanların genel sağlık durumu oynamayanlardan kötü. Video oyunlarına düşkün erkeklerin de vücut kitle endeksinin (kilo-boy oranı) oyun oynamayanlardan daha yüksek olduğu belirlendi. Araştırmacılar, video oyunu oynayan kadın ve erkekler arasındaki tek ortak faktörün, internete bağımlılık olduğunun altını çizdi. Araştırmacılardan James Weaver, “Video oyunu oynayan erişkinler, daha fazla içe kapanıyor, zihinsel sağlığa bağlı problemlerle  [ Read More ]