Bir gün aslanın yolu üç boğanın (Anadolu’daki kullanımıyla: öküzün) otladığı çayıra düşmüş. Üçü de birbirinden besili öküzleri görünce aslanın ağzı iyice sulanmış, “Bunların her biri beni bir hafta idare eder” diye düşünmüş. Öküzler de tehlikeyi hissedip birbirlerine sokulmuş, boynuzları ileri çıkarmışlar. İşinin kolay olmayacağını kestiren aslan yumuşak ve barışçı bir sesle “Merhaba öküz arkadaşlar, nasılsınız?” diye seslenmiş. Öküzler de tedbiri elden bırakmadan “İyiyiz sayın kralımız, sağolun” diye cevap vermişler. Öküzlerin yine de gevşemediklerini gören aslanın aklına bir fikir gelmiş. “Korkmayın öküz arkadaşlar” demiş “Buraya sizi yemek için gelmedim…” Sonra inandırıcı sesiyle devam etmiş: “Tam tersine, siz bu otlaktayken dışarda beliren [ Read More ]

