Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Linkedin button

Arsiv > Ağustos, 2011

Posted by admin On Ağustos - 22 - 2011 0 Comment
aslan ve üç öküz

Bir gün aslanın yolu üç boğanın (Anadolu’daki kullanımıyla: öküzün) otladığı çayıra düşmüş. Üçü de birbirinden besili öküzleri görünce aslanın ağzı iyice sulanmış, “Bunların her biri beni bir hafta idare eder” diye düşünmüş. Öküzler de tehlikeyi hissedip birbirlerine sokulmuş, boynuzları ileri çıkarmışlar. İşinin kolay olmayacağını kestiren aslan yumuşak ve barışçı bir sesle “Merhaba öküz arkadaşlar, nasılsınız?” diye seslenmiş. Öküzler de tedbiri elden bırakmadan “İyiyiz sayın kralımız, sağolun” diye cevap vermişler. Öküzlerin yine de gevşemediklerini gören aslanın aklına bir fikir gelmiş. “Korkmayın öküz arkadaşlar” demiş “Buraya sizi yemek için gelmedim…” Sonra inandırıcı sesiyle devam etmiş: “Tam tersine, siz bu otlaktayken dışarda beliren  [ Read More ]

Posted by admin On Ağustos - 17 - 2011 0 Comment
sivil-orumcek

“Sivil Örümceğin Ağında” kitabından alıntı/özet: 21 Adım’da Bir Ülke Demokratikleştirilme Bahanesiyle Nasıl Bölünür ve Sömürgeleştirilir? 1. İktisadi ortamı denetleme: Borç ekonomisinde dalgalanmalar yaratmak üzere, para piyasalarının dışardan gelen uluslar arası vur-kaç tefecilerine sonuna dek açılması. 2. Ulusal bunalımlar yaratılması: Ülkede sık sık iktisadi dalgalanma yaratılarak bunalım aralarının azaltılması. Ulusal devlet merkezinin elindeki en önemli güç olan para kaynaklarının, bankaların, devlet şirketlerinin kapatılması, yabancı şirket egemenliğine geçirilmesi. 3. Merkez devlete güvensizlik yaratma: Kritik dönemlerde iktisadi bunalım yaratılmasıyla umutsuzluğa düşürülen yerel sanayicilerle ve üreticilerle konferans, sempozyum adı altında doğrudan ilişkiye geçilerek, devlet merkezine karşı güvensizlik aşılanması. 4. İşadamlarını örgütleme: Yerel işadamı örgütlerinin  [ Read More ]

Posted by admin On Ağustos - 8 - 2011 0 Comment
MNC & MEC

“An çe migûyem be-kadr-i fehm-i tû” “Söylediklerim senin anlayacağın kadardır. Yoksa daha senin anlayışın olsa, neler anlatırım, neler anlatırım!..” derler. Bu sözden bizim yapmamız gereken nedir diye ders çıkartmamız gerekirse; çok düşüneceğiz, düşünmemizi arttıracağız. Kişi olarak düşünmemizi arttıracağız, aile olarak arttıracağız. Çoluk çocuğu toplayacağız, sorular soracağız: “–Evlâdım bu konuda sen ne düşünüyorsun, sen de fikrini söyle!.. Hanım bu konuda ne dersin, sen de söyle!” diyeceğiz, düşünmeye onları alıştıracağız. Yanlış düşünüyorsa; “Bak burada yanlış düşünüyorsun, benim tecrübeme göre, falanca kitabın yazdığına göre, filânca büyük zât-ı muhteremin söylediğine göre, o mesele şöyledir.” diye yanlışlarını düzelteceğiz. O da bir idmandır, yâni eksersizdir. Yâni  [ Read More ]