Evolution on the Saturn!

Evrimcilerin belirttiği gibi, raslantı sonucunda oluşan canlılık yine rastlantı sonucunda oluşan mekana düşüyor! Çok şanslıyız yahu! Peki yaşam sadece Dünya’da mı var? Evrimcilerin Dünya dışı yaşama inanmaları lazım. Çünkü milyarlarca yıldızın etrafında dönen milyarlarca gezegenlerde yaşamın raslantı sonucu oluşması, Dünya’daki yaşamın oluşmasındaki rastalntısal orandan farklı olmamalı. O halde Satürn’de yaşamın nasıl oluşacağına bir bakalım.

Hemen yaygarayı koparmayın! Canlılık Dünya’nın şartlarına uygundur bu yüzden oluşmuştur argümanını kabul edip tirlyonda bir ihtimali göze alıyorsanız Satürn’de o şartlarda oluşan canlılığa da "hayır" dememelisiniz!

Satürn, malumunuz, halkalı bir gezegendir.  Büyük ölçüde helyum ve hidrojenden oluşan Satürn-Zühal- tam bir gaz devidir. Güneş etrafında dolanma süresi- ki Güneş sisteminin ikinci büyük gezegeni olduğundan ağır hareket etmektedir- 29,4 Dünya yılıdır. 

Dolayısıyla önce "protein" bulmak lazım cansızdan canlı oluşturmak için. Neyse ki Satürn’de bulabiliriz proteini U.F.O. Marketler Zincirinde. Eğer Jüpiter’de olsaydık "Büyük Kızıl Fırtına" da proteinlerin birbiryle çarpışmasıyla daha kolay oluşabilirdi canlılık ama Satürn’deyiz ne yazık ki! Komşuda pişen bize de düşer mantığıyla hareket edip- tirilyonda bir ihtimal ama mantıklı(!)- canlılığı rastantıylan bir şekilde oluştuğunu görüyoruz.

Tabii ki bu canlılar Dünya’dakilerden farklı bir yapıya sahip çünkü Satürn’ün şartları farklı takdir edersiniz umarım. İlk canlı abucuk gubucuk bir şey. Neye benzediği hakkında bir yorum yapamayız porque, ilk defa gördük. Kızılderililerin kendilerine yaklaşan gemileri ufukta görünce "bulut onlar" demeleri gibi tanımlayamadığımız şeyleri ancak kendi bildiklerimizle sınırlayıp ifade ederiz. Bu yüzden bu canlının şekli abucuk gubucuk.Turuncu bir şey. Ha bir de halkaları var!

Neysem, biraz yıl geçti. Biz yaşlandık burada. Oksijen tüplerimiz bitmek üzere ama hiç umudumuz yok bu canlı evrimleşmiyor. Ama sanki biraz irileşti. Her yıl yaptığımız toplantılarda bu canlının irileşmesinin sebebi  Charles’in çantasındaki peyniri helyumlayıp difüzyonla vücuduna alması. Charles benim arkadaşım. Bebaber geldik buraya,araştırma görevlisi o ama artık araştırmıyor umudu tükendi gitti Merkürlü bir kızla beraber Plütona taşındı. Geçenlerde haber geldi kendilerini çok hafif hissediyorlarmış!

Satürn’de evrimleşmeyi beklerken kendimiz evrimleştik. Vücudumuz gelişti orangutana benziyoruz! Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm? Yine mi evrimleşiyoruz? Sana neler oluyor?

Gördük ki yaşlanıyoruz Einstein’ın yapmayı düşündüğü gibi ışık hızında rokete binip gidiyoruz. Ona göre gençleşeceğiz veyahut yaşlanacağız. Riske değer hadi bakalım! Gerçi ikizimiz yok ama bilim adına her şey yapılır.Hem bu arada abucuk gubucuk yaratığın evrimleştiğini görebiliriz.

Nihayet beklenen an geldi! Bir baktım ki turuncu yaratık evrimleşmiş. Satürn şartlarına göre demek ki uçmak lazım, yaratığın halkaları kanat olmuş. Çok mübarek bir şey bu yahu!

Zaman geçti… Tek hücreli yaratık maymuna kadar geldi. Çok vakit kaybettik ama evrimin gerçekliğini kanıtlıyoruz. Çünkü evrimi sıfırdan izledik.

Yıllık toplantılarımız çok hararetli geçiyor! En çok tartışılan konu maymunlar. Niye evrim dönüp dolaşıp maymuna geliyor? Dünya’daki yaratıklar maymun hariç hepsi Satürndekilerden farklı!

Satürndeki işimiz bitti Dünyamıza geri dönüyoruz! Maymunlar insan oldu ama biz de evrimleşerek maymuna döndük. Hatta eşek olan bir arkadaşım var dahası ayı olarak tabir edebileceğimiz bir arkadaşımız var gerçi kendisi dişidir ayı denmesinden hoşlanmaz kendisine. Keh keh! Kıllı Leyla diyorum ben ona! Arada sırada ısırıyor ama eğleniyoruz, vakit geçiyor işte!

Tek yapmamız gereken rapor hazırlamak. Sonra Dünya’ya bu raporu göndermeyi planlıyoruz bir roket vasıtyasıyla. Biz alıştık buraya Dünya’ya dönmek istemiyoruz! Buradaki yaratıkların hepsi duygusal olarak hoş varlıklar. Duygu nasıl evrimleşti onu tartışmak lazım ama artık ne gerek var?

Evrim var mı?

Var!

O halde çal,göbek at, hayatın manasını bulduk!

Trilyonda bir ihtimal bile olsa hatta daha da küçük bir oran olsa da Satürn’de göbek atan insanlar var! Kim demiş olmaz diye!

 En dip not: Bu aptalca bir yazıdır. Yazılanların hiçbiri gerçek değildir! Harfler karışık bir şekilde dursa ve aniden hareket edip isteselerde bu yazıyı oluşturamazlar!

Lütfen aşağıdaki yazıyı okuyun! Hatta içine daha çok dalın!

http://akillitasarim.wordpress.com/2007/09/03/evrenin-tasarimina-40-ornek/#comments

Prof. Dr. Charles Monkey

Etiketler:

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

3 Responses to “Evolution on the Saturn!”

  1. 1
    muratcengiz Says:

    İlk olarak verdiğin linkte bi sorun var galiba yada internette bi problem var.yazıyı okurken çok keyiflendim diyebilirim ama ben sizi satürnde niye görmedim onu anlayamadım.İki nokta parantez.Hi hi hi!!!Aslında Darwinist geçinenlerde saçmaladıklarını biliyolar ama buna ihtimal vermek yada düşüncelerinden vazgeçmek istemiyolar.2 sene önce Mustafa AKYOL’un Aydın’da bi seminerine katılmıştım orda bi Amerikalı Darwinistin şu sözünden bahsetmişti.

    “Evrenin bir yaratıcının eli olmadan bu hale geldiğini düşünmek bir maymunun oturup insanlık tarihini yanlışsız yazmasını söylemek gibi bişey.Biz yaratıcıyı kabul etmediğimize göre maymunu kabul edebilriz.”

    Aslında mantıklı bişey insan maymundan gelmedi mi yahu?Eee insanlık tarihini kim yazar?İNSAN.Ee insan maymundan geldiyse şu eşitlik sunulabilir onlar için İNSAN=MAYMUN.Gülünecek bi durum bende biliyorum.Ameriklının sözü biraz yanlış olabilir.Bende söylemek istediğini söylemeye çalıştım.İsmini de hatırlayamadım özür dilerim.

    Saygılar

  2. 2
    Yiğitalp Turgutalp Says:

    Sayın Murat Cengiz,
    Site linkinin sorunu yok bende çalışıyor. Amerikalı Darwinistin sözü için teşekkürler çok güldüm :)

  3. 3
    muratcengiz Says:

    Bende ilk duyduğumda gülmüştüm ama sonra çooooooooookkk acıdım :D

Leave a Reply