Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Linkedin button
Posted by tebessum On Temmuz - 19 - 2009 0 Comment

HERKES YÜKÜNÜ YÜKLENECEK! Büyük mezhep imamlarından Ahmed bin Hanbel, 780’de Bağdat’ta doğdu. Hadis sahasındaki derin bilgisi sebebiyle, onu gıyâben tanıyan muhaddisler bile, istediği hadisleri kendisine rivâyet etmekte tereddüt göstermezlerdi. Halîfe Me’mun, Mu‘tasım ve oğlu Vâsık dönemlerinde hapis ve işkencelere tâbî tutuldu, pek çok defa kırbaçlandı, evinde göz hapsinde tutuldu. Az yer, çok ibâdet ederdi. Evinde yiyip içecek bir şey bulunmadığı zaman, üzülecek yerde sevinir, ekmek kırıntılarını ıslatıp üzerine tuz döküp yerdi. Her gün Kur’ân’ın yedide birini okumayı âdet edinmişti. En önemli eseri «el Müsned»dir. 31 Temmuz 855’te Bağdat’ta vefat ettiğinde 75 yaşını geride bırakmıştı. *** Bir gün büyük muhaddis Ahmed  [ Read More ]

Posted by tebessum On Temmuz - 18 - 2009 1 Comment

O kuşun ömrü bir güzel gecede, Bir güzel beste söylemekle geçer. O kuş en kuytu bahçelerde öter; Hayâl içinde yaşar, Hayâl içinde ölür. Sarmaşık yüklü vâdîde, en kuytu bahçelerde ve el değmemiş ağaçlarda öten; geceden tâ şafak sökünceye dek nağme nağme inleyen ve sesiyle dinleyeni mest eden; bahardan bahara görünüp kimsenin bilmediği bir muammâya bürünen bir kuştur şair… Bütün ömrünü şiire vakfederek güle niyâz eden bir bülbüldür şair… Şair ki, gerçekten öte hayâldir. “Gece Bestesi” adlı şiirinde de ifade ettiği gibi “hayâl içinde yaşayıp hayâl içinde ölen” bu şair elbette ki Yahya Kemal’dir. Hayâl, Yahya Kemal Beyatlı’nın hayatında öyle yer  [ Read More ]

Posted by tebessum On Temmuz - 17 - 2009 0 Comment

Şeyh Galib denilince, kalem ehli ya da edebiyata müştak insanların çoğunun aklına eminim ki “Hüsn ü Aşk” mesnevisi gelir. Hani “mecazi” bir aşk hikayesinden hareketle, türlü alegoriler kulanılarak, “aşk-ı hakiki” olan “ Mutlak Maşuk”a vasıl olunmanın hikayesi var ya; işte o eser.Meselenin daha fazla “derun”una inen “kalp ehlince”, yazıldığı lisanın farklı olduğu “Mem ü Zin” mesnevisi ile mukayese neticesinde bedihi kanaatlere ulaşılabilen manzum hikâye. Öyle bir hikâye ki anlatılanların çoğunda az çok biz varız; hepimiz. Bütün insanlar dahil, siz de ateşten bir denizi mumdan gemilerle aşmak zorundaki “Aşk”a ne çok benziyorsunuz. Bir başka benzetmeyle, zamanın “dağlarvari” dalgalarına atılmış, yetmemiş etobur  [ Read More ]