Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Linkedin button
Posted by admin On Mart - 29 - 2012 2 Comments
islam genel kongresi

Türkiye’nin komşularıyla arasının açılmaya çalışıldığı ve mezhep farklılıklarının öne çıkartıldığı bir dönemde, sağduyulu bir medya kuruluşunun bundan 80 yıl önceki “İslam Genel Kongresi” haberini gündeme taşıması, öne çıkartması son derece önemli ve anlamlı. Bu konunun başta ülkemiz olmak üzere bölge ülkelerinin yöneticileri ve halkları tarafından bilinmesi, hatırlanması, gündeme gelmesi büyük önem arz etmektedir.   SAĞDUYULU İTTİFAK ÇAĞRISI Tedirginlik vesilesi güncel gelişmelere sağduyulu ittifak zemini oluşturması bakımından 1931’deki İslam Genel Kongresi’nin kararları dikkate şayandır. Yaşanmakta olan mezhep gerginliğini engellemenin yolu İslam Genel Kongresi’nde alınan kararların günümüze uyarlanmasından geçmektedir. Kuzey Afrika’da başlayıp Ortadoğu’da devam eden gelişmeler ekseninde oluşturulmaya çalışılan Sünni-Şii gerginliğinin bir kutuplaşmaya  [ Read More ]

Posted by tebessum On Temmuz - 19 - 2009 0 Comment

Gazze’yi nasıl ve kimin yüzünden kaybettik? Cemal Paşa, Kudüs’teki karargâhındadır. Filistin’in Nablus şehrinden gelen 20 kadar insan, kendilerini sürekli paylayan Cemal Paşa’nın neredeyse ayaklarını öpeceklerdir; durmadan yalvarıp yakarmaktadırlar. Kaderleri, karşılarındaki paşanın ağzından çıkacak tek bir kelimeye bağlıydı çünkü. O ‘idam’ dedi miydi, kurtuluş yoktu. Neyse ki bu defa şanslıydılar: Anadolu’ya sürgünle yakayı kurtarmışlardı. Adamlar dışarıya çıktıktan sonra Cemal Paşa birden değişmiş, “Ne yaparsın, burada böyle söküyor” demişti. Falih Rıfkı, Paşa’nın tavrındaki bu değişimi, “Rol bitmişti” diye özetler. Rol bitmişti, evet. Falih Rıfkı Atay’ın “Zeytindağı” adlı kitabı dili, üslubu için de okunabilir ama bence “ibret” almak için okunmalıdır. Yıkılmaz denilen Osmanlı  [ Read More ]

Posted by tebessum On Temmuz - 18 - 2009 1 Comment

Bir Ali Suavi geçti tarih sahnesinden. Rüyalar gören, hayaller kuran bir Yeni Osmanlı. Mabeynci, damat, saray mensubu, vezir çocukları arasında, yalnız o halktandı. Yani bizden birisi. Hani hep şu aşağılanan, hor görülen tabakadan. O, halkın dilini bilhassa halk mantığı ile konuşan birisiydi. Cemaate konuşan kimsenin halk dilini kullanması kadar tabii ne olabilirdi? Ve fakat O’nda refahın, görgünün arkasında sistemin, ait olduğu zümrenin kendisini koruyacağına emin olmanın verdiği rahatlık yoktu. Dayanağı olmayan bu kartvizitsiz adama tek çıkar yol kalıyordu: Kavga. Ne güzel buyuruyor Ahmet Hamdi Tanpınar: “Suavi, tâbiyesi olmayan adamdır.” Suavi’nin büyük san’atkar olmadığında herkes hemfikir. Suavi kuru; Suavi yavan; Suavi  [ Read More ]

Posted by tebessum On Temmuz - 2 - 2009 0 Comment

Isparta’dan Mürsel Saltur soruyor: “Osmanlı döneminde işçi hakları kavramı var mıydı? Grev hakkından söz edilebilir mi?” Hemen şunu söyleyeyim: Osmanlı insanı, “İşçinin alın teri kurumadan ücretini ödeyiniz” fermanını “kul hakkı” ile bütünlemiş bir anlayışta idi. Bu yüzden işçilerin hakkı yenmez, hakları ketmedilmezdi. Bu anlayışın hayata bir yansıması olarak dünyada ilk “toplusözleşme” Kütahya’da imzalandı. Bu sözleşme ile çini işçilerinin hakları teminat altına alındı. Kesin olarak şunu söyleyebilirim ki, toplusözleşme ve grev hakkı, sanıldığı gibi bize Avrupa’dan geçmiş değildir. Birçok padişahın fermanlarından anlaşıldığına göre, işçiler tarih boyunca zaman zaman ücretlerinin artırılması isteğiyle “grev” yapmışlar ve hedefledikleri hakları almışlardır. 21 Haziran 1587 (15  [ Read More ]