Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Linkedin button
Posted by Hatice Kubra Cakan On Kasım - 21 - 2009 2 Comments

Kur’an’ın Anlamıyla Buluşmak Platformunun düzenlediği senaryo yarışmasında 1. olan senaryo… Hemşire doktorun odasına girer elinde bir mektup vardır. -Doktor bey bunu Çetin beyin masasında bulduk, der.  Dr. -Verin bakalım. Dr. okumaya başlar mektupta şöyle yazmaktadır. “Dün, bu güne kadar yaptıklarımı gözden geçirdim. Aralarında sen yoktun… Vaktim olsaydı neler yapmak isterdim diye düşündüm, planlarımda yine sen yoktun… O uzak akrabam seni bana getirmeseydi, belki şu an bu muhasebeyi bile yapıyor olamayacaktım… Çok geç kalmış bir buluşma bizimkisi. Şimdi ise yüreğim bunun pişmanlığıyla kavruluyor. Zihnimi yokluyorum; klasiklerden, sevda şiirlerinden, film sahnelerinden binlerce kelime beynimde uğuldarken, senden bir satır bile bulamamanın acısını yaşıyorum.  [ Read More ]

Posted by Semavi Ismailoglu On Eylül - 3 - 2009 0 Comment

Diyanet’in Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Görmez kendisine Ramazan ayı ve yurt dışındaki Müslüman azınlıklar hakkında yönelttiğimiz sorulara çarpıcı yanıtlar verdi. Haiti’den Diyanet İşleri Başkanlığı’na gelen bir mektubu ilk defa bizimle paylaşan Görmez, Sarp Sınır Kapısı’nda yaşadığı acı bir olayı da aktardı. “EZANSIZ ALLAH’A GİTMEK İSTEMİYORUZ” – Hocam sizin beş yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı’nda dış ilişkilerden sorumlu olduğunuzu biliyoruz. Ramazan ayı İslam kardeşliğinin de yeniden canlandığı bir aydır. Bu vesileyle dünyadaki Müslüman azınlıkların durumu hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? – Globalleşen dünyada hemen hemen her ülkede artık bir Müslüman azınlıktan söz edilebilir. Her bir azınlığın oldukça ciddi  [ Read More ]

Posted by Seyma Ozturk On Şubat - 16 - 2009 3 Comments

SEVGİSİZ, IŞIKSIZ ve MEKTUPSUZ KALDIK Bir Mektup bazen en değerli şey olur. Bütün ümitleri kurur; yalnızlıktan çatlayacak gibi olur insan. Bir haber, bir ümit ışığı bekler durur. Derken, uzaklardan, eski bir dostun küçük, garip, kargacık burgacık el yazısıyla yazılmış sımsıcak bir mektubu çıkagelir. Günün, ortasına bir ışık gibi iner. “Canım kardeşim” der, “Sevgili filan” der. Tarifsiz sevinçlere boğar insanı. Sanki gelen bir kağıt parçası, bir zarf değildir de, o dostun ta kendisidir. Sanki zarfın içine kalbini, bütün ruhunu koymuş da göndermiştir. Onun için bu kadar sıcak, bu kadar sevgi doludur satırlar. Ve her mektup bizi biraz heyecanlandırır. Zarfı elimize alışımız,  [ Read More ]