Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Linkedin button
Posted by tebessum On Temmuz - 19 - 2009 0 Comment

Sudan’daki Osmanlı izleri Osmanlı İmparatorluğu sadece Balkanlar’a değil doğuya, Asya’nın derinliklerine, hatta Afrika kıtasına kadar genişleyen bir alanda hakimiyet sahibiydi. Geçenlerde, TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın Sudan’ı ziyaret etmesi bu hakimiyetin izleri konusunda tarihi hafızamızı bir kez daha tazeledi. TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç, yolu Sudan’a düşünce bir şirketimiz tarafından restore edilen ve içerisinde 19. yüzyılda Sudan’da görev yapan Osmanlı valilerinden Ahmet Ebu Vidan Paşa ile Musa Hamdi Paşa’nın mezarlarının da yer aldığı türbenin açılış törenine katıldı. Ardından da Sudan Meclis Başkanı’yla birlikte katıldığı, Manisalı işadamları tarafından yaptırılan Türk Lisesi’nin açılış töreninde bu okullara kefil olduğunu söyledi. Sudanlıların Türklerin neredeyse bir  [ Read More ]

Posted by tebessum On Temmuz - 19 - 2009 0 Comment

Çanakkale ve Akif nasıl unutturuldu? İnsan hafızası boşluk kabul etmez. Geçmişindeki bütün kayıtları, bugünü veri alarak sürekli yeniden gözden geçirir, tekrar hizaya sokar, kimisini eler, kimisini de öne çıkarır. Toplumların hatırlama mekanizmaları da biraz buna benzer. Toplumlar da başlarından geçmiş olayları içinde yaşadıkları günün “dikiz aynası”nda belirdiği kadarıyla hatırlarlar, yoksa kimsesizler mezarlığına defnederler. Bugün 18 Mart’ı hatırlayan vardır da, 16 Mart’ı hatırlayan, anan var mıdır? İyi ama 16 Mart İstanbul’un işgal günüdür ve o gün İngilizler Şehzadebaşı Karakolu’nu basarak masum askerlerimizi hunharca şehit etmişlerdir. Tarihimizin bu hakikaten acı günü, 1960’lara kadar özellikle İstanbul’da anılır, 16 Mart şehitlerini yeni nesillerin unutmaması  [ Read More ]

Posted by tebessum On Temmuz - 18 - 2009 0 Comment

UNESCO’nun 2007 yılında gerçekleşirdiği 34. Genel oturumunda “2009 – Katip Çelebi Yılı” ilan edilmiştir. Bu önemli olay şimdilik 2010 yılında yapılması planlanan “2010 – Avrupa Kültür Başkenti: İstanbul” çalışmalarının gölgesinde kalmışa benziyor. Oysa, Katip Çelebi, İstanbul kadar, Türk, İslam ve dünya açısından başlı başına bir değerdir. Sayha’da yer alan yazılarımın genel içeriği dışına çıkmamak kaydıyla, biz de kendi çapımız kadar bu büyük Türk bilginine bir pencere açmağı deniyoruz. “Çelebi”, Türkçe “çalab” sözcüğünden gelmekte olup, yaklaşık XII. Yüzyıldan sonra dilimizde “tanrı, rab” karşılığı olarak kullanılmaktadır. Özellikle, Yunus Emre’nin şiirlerinde bu sözcük sıkça geçmektedir: Gönül Çalab’ın tahtı, Çalab gönüle baktı İki cihan  [ Read More ]